FARKINDALIKLARIM
Ne çok yoğunuz, işlerimiz ve günlük koşuşturmalarımızı bir türlü azaltamıyoruz. Bazen yetiştirmek zorunda olduğumuz işler için bir günün yetişmediğini düşündüğümüz de olmuyor değil. Hatta işe giderken aynı toplu taşıma aracına birlikte bindiğimiz insanların bile farkında olmuyoruz. Aynı araca binsek te birbirimizle diyaloğumuz olmadığı için yanımızdaki kişinin yüzüne dönüp bakma gereği dahi duymuyoruz. Çünkü günlük koşuşturmaları kafamızda düşünüp sıraya koymaya çalışmaktan öyle çok meşgulüz ki, neredeyse zorunlukluklar dışında günlük diyaloglardan soyutlanıyoruz. Hayatın döngüsü gerçekten çok mu hızlandı, yoksa bizler fazla kaygılı tipler haline mi geldik? Aynı şey apartman komşularımızın bir çoğu için de geçerli değil mi, sonuçta tanımıyoruz insanları. Fiziki olarak yakınımızda olan kişileri tanımamamız normal mi? Yoksa sistemin yarattığı, daha çok kazan ve daha çok tüket mottosunu belki de hiç farkında olmadan benimsediğimiz için mi yalnızlaşmay...