Kayıtlar

ASIL MESELE

Bir hafta önce (4 Ekim) tüm dünyada "Hayvan Hakları Günü"olarak kabul edilmektedir. Ben de bu konuda kendi fikirlerimi paylaşmak için bir kaç gün bekledim. Çünkü herkes kendi fikrini paylaşmaya başlayınca ben de yazımı bir kaç gün sonra yazmayı tercih ettim. Sorun hayvan haklarından çok öte. Asıl mesele bu dünyada bütün canlılarla birlikte nasıl yaşayacağımız. Eğer bu dünyadaki canlıların tamamını bir bütün olarak düşünecek olursak bu bütüne bakış açımız her şeyi belirler. İnsan nesli çoğunlukla çok bencil ve tehlikeli maalesef. Bu dünyada bir yandan her şeyi kontrol etmeye çalışırken, bir yandan dünyayı çığırından çıkaran da insanın ta kendisidir. Önce doğayı katledip ormanları yakan, ama daha sonra bu ayıbını örtmek için fidan dikim seferberliği başlatan, altın çıkarmak için tonlarca suya siyanür karıştırıp, daha sonra başka gezegenlerde su var mı diye milyon dolarlar harcayan da yine kendisidir. Daha büyük ironi ise ...

ADALET

Türkiye'nin fon ve piyasa manipülasyonu ile tartışmalarının sonucunda milyarlarca lirayı konuştuğu günlerde dün sosyal medyada aç çocukları için kahvaltı çaldı diye kelepçelenen Samsun Canikli bir babanın görüntüleri yeniden günün konusu oldu. Bu olay 2025'te yaşandı. Önce elleri kelepçelenerek karakola götürüldü ve daha sonra serbest bırakıldı. Mesele R.G. (49)'nin kahvaltılık peynir, zeytin, sucuk sosis çalmasından çok öte, Devletimizin bütün huzur bozan, haksız kazanç diye niteleyebileceğimiz olaylar karşısında aynı duyarlılığı göstermesi. Bu iki olayda da kimin daha suçlu olduğundan çok, Devlet Kurumlarının nasıl davrandığıdır. Ayrıca hukuk açısından bunlar zaten farklı olaylar. Bir paket peynir çalan kişinin elleri kelepçelenirken milyarlarca liranın konuşulduğu ekonomik suçlarda ise süreçler çok daha karmaşık, uzun ve görünmez olabiliyor. Adalet yalnızca çalınan şeye mi bakmalı, yoksa toplumdaki eşitsizliğe de bakmalı mı? Bir tarafta bir kaç paket k...

KADIN ELİ

Çayımızı içtikten sonra bardakları almak için temiz yüzlü, ürkek bakışlı kibar bir genç kız geldi. Bir hafta önce işe girmiş. Fiyoterapistlik oluyormuş üniversitede. "Okullar açılınca işten ayrılacak mısın?" diye sordum. "Hayır." dedi. "Yetkili kişi vardiyamı ona göre düzenliyor." diye de ekledi ellerine taktığı siyah tek kullanımlık eldivenleri ve güleryüzüyle. Bir yandan da günlük nafakasını çıkarmaya çalışan darbukacının söylediği "Sevemez kimse seni benim sevdiğim kadar." şarkısı bu güzel ortama farklı bir renk katıyordu. Bu sırada dalgalar da yazdıklarıma eşlik edercesine coşkun ve güçlü hareketleriyle bu mekanı daha bir güzelleştiriyordu. Sonra, adının Çağlayan olduğunu öğrendiğim başka bir çalışanla kısa sohbetimiz oldu. Asgari ücretin biraz üzerinde maaş aldığını ve bir yıldan beri burada çalıştığını söyledi. "İşe girerken torpilim yoktu, sadece özgeçmişime bakarak aldılar" dedi. Turizm mezunuymuş bu genç te. Ayr...

BUNU ASYA’YA NASIL ANLATACAĞIZ

Asya, bir öğretmen anne ile bir polis memuru babanın biricik kızı. Altı yıl önce Asya 10 yaşında iken babası hain bir terör saldırısında şehit olmuş. Devlet tarafından şehit yakınlarına tanınan bir takım haklar var. Bunlardan biri de çocukların özel okulda ücretsiz okuması. Bu teklif Asya'ya söylendiğinde; "Babam sağ olsaydı beni o kadar pahalı bir özel okulda okutamazdı. Şimdi babamın şehitliğinden faydalanıp özel okulda okumak beni üzer." diyor. Aslen (Kırklareli) Babaeski'liler. Asya ısrarla annesinden Babaeski'deki evlerinde yaşamak istediğini, çünkü oradaki evlerinde babasının kokusunun olduğunu söyleyip annesini de ikna ettikten sonra anne-kız Babaeski'ye yerleşiyorlar ve halen orada yaşıyorlar. Babaannesi Asya'nın hikayesini benimle paylaşırken: "Oğlum şehit olduğunda Asya bizi toparlamaya çalıştı. Ancak şimdi babasının hain terör saldırısında şehit olmasını hazmedemedi ve iyice içine kapandı." diye konuşma...

DIŞARLIKLI

Ülkemizde siyaset alanında çok yoğun ve hareketli günler yaşanıyor. CHP'ye butlan atandı, CHP'li Bediye Bqşkanları bir neden öne sürülerek görevden alınıyor. Görevden alınması da yetmediği gibi gözaltına alınıyor veya tutuklanıyor. Ayrıca CHP'ye butlan atanmasına tepki gösteren parti üyelerinin bir çoğu istifa edip "YENİ PARTİ'yi" kurdular. Yeni bir siyasi partinin kurulması da bu şartlar altında elbette çok olağandır. Bu kadar karmaşık olayların varlığı CHP'nin içinde fikir ayrılıklarını da ortaya çıkartması da normaldir. Nihayetinde "su akar yolunu bulur." Dün yerel bir haber sitesinde Edirne Milletvekili Sayın Baran Yazgan için yapılan yorumları hayretle okudum. Efendim, aslen zaten Edirneli değilmişte, niye milletvekili olmuşta. Ancak şimdi sıralayacağım çekincelerim sadece CHP ile ilgili değil. Bizim ülkemizdeki bir çok siyasi partide olma olasılığı oldukça yüksek. ...

BİR TUFAN OLURUM

"Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da ölür. Bir tufan olurum sustuğun her yerde." Çok kıymetli şaiirimiz Ahmet Telli'nin bu dizelerini ilk defa okuduğumda Edirne'de kuşlar capcanlı cıvıltılarla mutluluğuma eşlik ve şahitlik ediyorlardı. Bana o gün bu dünyanın en güzel mucizesi gelmişti. Hayat, yapmak istediğiniz günlük iş ya da etkinliklerde de size seçenek sunabiliyor. Bu seçenek bazen vazgeçemeyeceğiniz kadar önemli ve hayati de olabiliyor. Sanırım günlerden pazartesiydi ve Ahmet Telli'nin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda Edirne'ye geleceğini duydum. Ama o günlerde evdeyim ve heyecanla anne olacağım günü bekliyorum. O sırada da eğer Cumhuriyet Bayramı'na kadar bebeğimiz dünyaya gelmezse ben de imza gününe giderim diye düşünüyordum. Tabi bu planım tutmadı ve ben 28 Ekim'de doğum için hastaneye yatış yaptım. 29 Ekim 1998 günü sabah 10:14'te Cumhuriyet Bayramı törenleri yapılırken Edirne Devlet ...

2024 HAZİRAN DAKİ DUYGULARIM

Siz hiç oğlunuzun diploma töreni olduğu gün törene asla gelemeyeceğini bilip; yine de umutla beklediniz mi? Büyük emek ve özveriyle çalışıp mezun olamadığını; üstelik vakitsizce veda ettiğini düşündünüz mü? Günlerdir mideme kramplar giriyor,resim ve boya yapıyorum, alışverişe gidiyorum, yemek yapıyorum yine de geçmiyor bu kramp. Bu konuda bazı kişiler önerilerde bulunuyor çok uzun sürdü yasın diye. Hiç biri benim yaşadığımı yaşamadığı için anlayamayacaklar sadece anladıklarını sanıyorlar. Bu gün yeni bir ilaç daha eklendi doktor tarafından listeme. Sara hastalığının tedavisinde de kullanılıyormuş.Bir de bazı insanlar bana kırılıyor,niye kırıldıklarını da bilmiyorum. Araya mesafe koyduklarında fark ediyorum. Ama neden kırıldıklarını gerçekten bilmiyorum. Lafa gelince dost olduklarını söylüyorlar; ancak niçin kırıldıklarını kimse söylemiyor. Bazen bir şeyleri çok iyi fark ettiğimi düşünüyorum:- Evet çok büyük bir acım var, bazı kişiler gerçekten destek olmaya çalıştı. Bazen o çok zor gün...