Kayıtlar

Aralık, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

BİR YUDUM İKRAM

Bazen sevdiğiniz bir arkadaşınız ya da dostunuzla, farklı bir mekanda bir fincan kahve eşliğinde hoş sohbetler edip dertleşmek insanlara antidepresan ilaçlardan daha iyi gelebiliyor. Biliyorum, kahve pişirmek zor bir iş değil. Fakat, bir fincan kahve hazır olarak ikram edildiğinde eminim kendinizi daha iyi hissediyorsunuzdur. Özellikle bu mevsimin bizim için hüzün mevsimi olduğunu düşününce, kendimizi mini şeylerle rehabilite etmek için dışarıda olmak iyi geliyor. Kış mevsimini zaten sevmiyorum. Bana yoksulların çaresizlik içinde üşüdüklerini, evsizlerin uyumak için donmayacakları yer aradıkları, ellerindeki nasırların ve çatlakların fazlalaştığını, yoksul çocukların da gözlerindeki masum ve mahsun hüzünle, ısınmak için ellerini ovuşturmaya çalıştıklarını çağrıştırır. Zordur kış mevsiminde yoksulluk ve yoksunluk, gayet iyi bilirim. Birkaç akşam önce eşimle birlikte dışarda bir kahve içelim dedik ve iki kahveye 150 TL....

PATİLER

Dün haber sitelerine göz atarken bir haberi tesadüfen okudum. Gıda ve Yem İçin Hızlı Alarm Sistemi (RASFF) tarafından yapılan 2024/9185 numaralı bildirimde Türkiye'den Polonya'ya giden köpek mamalarında Salmonella tespit edilmiş.(**) Şaşırdık mı? Ayrıca Almanya'da marketlerde yapılan rutin kontroller sırasında Türkiye'den ithal edilen Falalel ürününde bulunan gluten miktarının standartın üzerinde olduğunun ortaya çıktığı ve toplatıldığı açıklandı.(***) Aslında oldukça can sıkıcı ve belki de farkında olmadan kendimizce şaşırmadığımız haberler... Ekim ayının sonuna doğru bir kaç günlüğüne İstanbul'a gitmiştik. Sanırım 27 Ekim'di. Oğlumun çok sevdiği arkadaşlarından biriyle buluşmak için Kartal Dragos sahilinde İBB'nin tesislerine gittik. Tesislerde hem lokanta hem de kafe kısmı var. Aslında hedefimiz lokantasında yemek yemekti. Ancak hafta sonu bir de Cumhuriyet Bayramı tatili de üst üste gelince lokanta kısmında yer bulmanın imkanı yoktu. ...

KIRMIZI İBİKLİ TAVUK

M.Ö 2375 yılında Lagaş (Sümer) Kralı Urukagına: "Karanlık sokaklara girmekten kimsenin korkmadığı, yürüyenlerin ayaklarına diken batmadığı, insanların aç uyumadığı bir ülke hayal ediyorum." diyor. Bazen elimizdeki varlığın veya nimetin değerini anlamak, önemini kavramak için bazı deneyimleri acı da olsa yaşamak zorunda kalıyoruz. Yaşadığımız bu deneyimler bize farklı bir bakış açısı kazandırabiliyor yada tam tersi olabiliyor, yaşadığımız olaylardan herhangi bir ders çıkarmayıp, aynı hataları yapmaya devam edebiliyoruz. Belki karşımızdaki kişiye iyi niyetle yaklaşıp yanlışlarını görmezden geldiğimiz için, belki de o kişiye duyduğumuz sevgi bize engel olduğu içindir. Aslında tecrübe dediğimiz şey de deneyimlerimizden sonuç çıkartıp, çıkan sonuçları yeri ve zamanı geldiğinde kullanmaktır, diye düşünüyorum. Bir masaldan söz etmek istiyorum bu yazımda. Masallar hep çocuklara anlatılır diye düşünebiliriz. Oysa bazen yetişk...