CEM
Ne zaman dini bir mabede girsem ayrı bir ruh haline bürünürüm. Öncelikle bulunduğum yerin ruhunu hissetmeye çalıştığım için sessiz olmaya ve oradaki ruhani havayı içime çekmeye çalışır, adeta parmak uçlarımla adımlamaya çalışırım herhangi bir gürültüye sebep olmamak adına. Telefonumu da sessize alırım, kimse beni bulunduğum ortamın dışına çıkartmasın, sadece o mabedin ve dinin ruhunu hissedebileyim diye. Aynı özeni gezdiğim şehirlerdeki gittiğim camiilerde ve yurt dışında gezdiğim ülkelerdeki kilise ile sinagoglarda da göstermeye azami gayret gösteririm. Dini yapıların bende yarattığı ruh halini, gizemini, huzurunu ve sessizliğini küçük yaşlardan beri hep hissettim. Rusya'da St Petersburg ortadoks kilisesinde, Edirne Selimiye camiinde ve Konya'da Hz. Mevlana'nın ebedi istirahatgahına girdiğimde de aynı şekilde, bu dünyadan bir an için de olsa uzaklaştığımı hissettim. Çünkü "Yaradılanı Yaradandan ötürü seviyoruz....