Kayıtlar

Mart, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

KİMLİK

8 Mart'ta Edirne Kadın Platformu'nun yaptığı eyleme destek vermek için PTT önüne gittim. Basın açıklaması, katılımcı kadınların ve çok az sayıda erkeğin alkışları ve daha eşit bir dünya için söylenen sloganlar eşliğinde yapıldı. O sırada kendi dünyasında yaşadığı belli olan, baş örtüsünü Anadolu Kadın başlığı şeklinde bağlamış, tertemiz ve saf bir yüz ifadesine sahip, ufak tefek ve bir o kadar da meraklı bir kadın yanıma yaklaştı ve "Niçin sloganlar atıp alkışlıyorsunuz? Bugün ne var ki?" diye sordu. "Bugün kadınlar günü, ve onun için bu eylem yapılıyor." dedim. Kadın: "Aaaa! Çok iyiymiş. Yani kadınların hakları artsın diye mi?" diye sordu. Ben de evet anlamında gözlerimle onayladım. Sonra adını bilmediğim o emekçi kadın, sloganlarıyla Saraçlar Caddesini çınlatan topluluğun arasına girdi ve yanında duran, elinde günün anlamını ifade eden yazılardan döviz taşıyan bir kadından dövizi kendisine vermesini istedi. O kadın arkadaşımız da elindeki döv...

EDİP

Sanırım otuz beş yıl kadar önceydi. Üç arkadaş İstanbul'a gitmiştik.Kadıköy'de bulunan güzel ve istediğimiz kitapların satıldığı ünlü bir kitapevine yürüyerek giderken çok yorulmuştuk. Dinlenip bir şeyler içeceğimiz yer aramaya başladık. Biraz ileride çıkmaz sokak gibi görünen yolun sonunda bulunan bir çay ocağı gözümüze ilişti. Çay ocağının önünde sadece iki küçük mavi renkli ahşap masa ve etraflarında da yine ahşap beyaz renkli bir kaç sandelye yer alıyordu. Orada bulunan iki kişi, dumanı üzerinde tüten çaylarını ince belli çay bardaklarında ve kırmızı beyaz çizgili çay tabaklarının üzerinde arada bir yudumlayarak sohbet ediyorlardı. Biz de böyle salaş bir yeri görünce, birer bardak çay içip daha sonra yolumuza devam etmeye karar verdik. Çay ocağının önünde duran ikinci masa boş olduğu için hemen üç arkadaş orada bulunan sandalyelere iliştik. Masalardan birinin etrafında oturan o iki kişi hareretli bir sohbetle sanki çevreyle irtibatlarını kesmişcesine konuşmalarına odaklan...