BARINAK
Evcil hayvanlar birçok canlı gibi biz insanlara Allah'ın en büyük emanetlerinden biridir. Yapılan bilimsel araştırmalar ve MR görüntüleri köpeklerin mama ve su ihtiyacından çok sahiplerinin sevgisine ihtiyacı olduğu bilimsel verilerle ortaya konmuştur. Üstelik bu hayvanları evcilleştiren ve bizimle yaşamasını sağlayanlar da yine biz insanlarız. Kedi ya da köpekleri evcilleştirmeseydik, bugün bazı kişilerin sorunmuş gibi göstermeye çalıştığı bu patili dostlarımız "mış gibi" gösterilemeyecekti. Gerçek şu ki, insanın da hayattaki en iyi dostu köpeklerdir. Hatta bazen birçok kişiden daha iyi gelir insana. En azından ihanet etmez, yalan söylemez ve hatta üç kuruş paraya dostunu satmaz. Geçen yıl evcil hayvanların sokaklarda yaşamasını ve güya daha iyi koşullar sağlanarak yaşatılmasını sağlamak için bir yasa çıkartıldı. Bizler bugün yasanın yarar ya da zararından öte, özelde yani Edirne bazında nasıl uygulandığını önemsiyoruz. Merak ediyoruz, yakın zamanda Doğa Koruma Kurulu'ndan Edirne Belediyesi evcil hayvan bakım ve rehabilitasyon alanları için yaklaşık 24.000 000 TL (yirmi dört milyon) aktarıldı mı? Eğer aktarıldı ise bu paralar gerçekten köpekler için harcanıyor mu? Ayrıca Edirne Belediyesi hayvan barınağında 800 (sekiz yüz) hayvan öldü mü? Öldüyse ne şekilde hayatları son buldu? Bakımsızlıktan ve açlıktan öldü ise bunun adı cinayettir. Bazı Derneklerce yardım amaçlı olarak temin edilen mamaların tamamı barınaktaki köpeklere harcanıyor mu? Barınaktaki hayvanların bakımları titizlikle yapılıyor mu? Su içme ve mama kapları dahi çok kirli ve yosun bağlamış durumda mı? Ayrıca barınığa giden hayvanseverlerin fotoğraf ve video çekmesi neden yasak? Bu ve buna benzer iddialar doğru mu? Pazar akşamı (24/08/2025) Edirne Belediyesi hayvan barınağında yaşayan köpeklerin olumsuz ve içler acısı koşullarda hayatta kalma mücadelesi vermelerini protesto etmek amacıyla Atatürk Anıtı önünde hayvanseverler ve SKT'ler tarafından ortaklaşa basın açıklaması yapılarak Mart ayından beri ölen 800 köpek için tam 800 tane mum yakıldı. Ne kadar acı ve utanç verici bir durum Edirnemiz için! Yukarıdaki iddalar doğruysa, bu yaşananlar için Belediyedeki ilgili yöneticiler ve Sayın Belediye Başkanı ne gibi önlemler almış ve uygulamıştır? Eğer doğru değilse bu konuda bir açıklama yaparak ve barınaklarda kurulacak kameralarla hayvanların günlük rutinlerini vatandaşlar ve evcil hayvanları koruyup kollayan derneklerle paylaşmış mıdır? Doğanın hatta evrenin canlı cansız bütün varlıklarıyla bir bütün oluşturduğunu, bu bütünü koruyup kollamanın da her şeyden önce vicdanlı olmaktan, insan olmaktan geçtiğini bilmek zorundayız. Herkes evinde kedi veya köpek sahiplenmek zorunda değil. Ancak eğer bir şehri yönetiyorsanız, o kentte bulunan herkesin ve herşeyin sorumluluğunu üstlenmek ve duymak zorundasınız. Kendimize yapılmasını istemediğimiz hiçbir davranışı bir başka kişi yada canlıya da yapmamak gibi insani bir sorumluluğumuz olduğunu unutmamak zorundayız. Köpeklerin de tıpkı insanlar gibi üzüldüklerinde gözyaşı döktüğünü gören biri olarak bu iddiaların doğru olmadığını düşünmek istiyorum ve Sayın Belediye Başkanının da en kısa sürede bu konuda açıklama yapacağına inanmak istiyorum. Dahası, Sayın Belediye Başkanı barınağa mesai saatleri dışında ya da hafta sonu barınak çalışanlarına haber vermeden barınak ziyareti gerçekleştirirse, bu konuda daha sağlıklı ve çözüm odaklı adımlar atacağını ve iç denetim yapmış olacağını düşünmek istiyorum. Hepimizin yüreği Edirnemizin daha güzel, yaşanabilir, çocukları, kadınları ve evcil hayvanları koruyup kollayan bir kent olması için atıyor. Umarım hayvanseverler ve hayvan dostu insanlar hayal kırıklığına uğramazlar. Unutmayalım ki bu dünyada, bu ülkede ve bu şehirde sadece insanlar yaşamıyor. Biz hayatı onlarla paylaşıyoruz. Etle tırnak gibiyiz, kopamayız. Sevgiyle kalın...
Yorumlar
Yorum Gönder