BİR TUFAN OLURUM

"Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da ölür. Bir tufan olurum sustuğun her yerde." Çok kıymetli şaiirimiz Ahmet Telli'nin bu dizelerini ilk defa okuduğumda Edirne'de kuşlar capcanlı cıvıltılarla mutluluğuma eşlik ve şahitlik ediyorlardı. Bana o gün bu dünyanın en güzel mucizesi gelmişti. Hayat, yapmak istediğiniz günlük iş ya da etkinliklerde de size seçenek sunabiliyor. Bu seçenek bazen vazgeçemeyeceğiniz kadar önemli ve hayati de olabiliyor. Sanırım günlerden pazartesiydi ve Ahmet Telli'nin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda Edirne'ye geleceğini duydum. Ama o günlerde evdeyim ve heyecanla anne olacağım günü bekliyorum. O sırada da eğer Cumhuriyet Bayramı'na kadar bebeğimiz dünyaya gelmezse ben de imza gününe giderim diye düşünüyordum. Tabi bu planım tutmadı ve ben 28 Ekim'de doğum için hastaneye yatış yaptım. 29 Ekim 1998 günü sabah 10:14'te Cumhuriyet Bayramı törenleri yapılırken Edirne Devlet Hastanesi'nde bu dünyaya çok güzel, çok sevimli ve harika bir bebek geldi. O gün Edirne'de tek doğum, aynı zamanda Türkiye'de de aynı gün doğan sadece 137 bebekten biri olarak kayıtlara geçti. Yumuk yumuk yanakları, harika gözleri, beyaz teni, masum bebek kokusuyla ve simsiyah saçlarıyla hayat bana bu dünyanın en büyük mucizesini sundu. İşte bu yenilik ve yoğunlukta Ahmet Telli'nin geleceğini de unuttum. Akşama doğru kendime geldiğimde eşim elinde bulunan bir kitabı bana doğru uzattı ve "Bak, içinde ne yazıyor, oku istersen?" dedi. Kitabın kapağını açtığımda "Bu önemli günde adıyla dünyaya gelen Sevgili Cumhur Deniz Uysal'a; ömrünün Cumhuriyet gibi uzun ve deniz gibi mükemmel ve aydınlık olması dileklerimle, hoş geldin!" diyordu. O anda bir kaç dakikalık da olsa bütün ağrı ve acımı hemen unuttum. Ne kadar güzel ve anlamlı bir hediye gelmişti. İnce düşünceli şairimiz imza gününe ne için gelemediğimi öğrendiğinde böyle bir jest yapmayı uygun görmüş. Bu gün (10 Temmuz 2026) gün boyu oldukça yoğun koşturmam vardı. Akşama kadar sosyal medyada gezinemedim ve televizyon izleme olanağım da olmadı. Akşam olup ta çayımı yudumlarken sosyal medyada kıymetli şairimiz Ahmet Telli'nin bu dünyaya veda ettiğini okuyunca gözlerimin nemlenmesine engel olamadım. Çünkü inanılmaz iletişimimiz sevgili oğlum adına olmuştu. Gerçi güzel yazan kalemlere hayranlığım sonsuza kadar bitmeyecek. Ancak bazı yazar ve şairlerin de hatıraları her zaman hafızamın en unutulmaz bölümünde varlıklarını devam ettirecekler. Ayrıca böylesi güzel şair ve yazarların mütevazlikleri ve insani yönlerini de unutmak asla mümkün değil. Bu insanlarda kibir ve ukalalık da göremezsiniz. Çünkü gerçek insanlığın özünün ne olduğunu naif bir şekilde yansıtabiliyorlar. Sonsuzluğa giden bütün sevdiklerimizle birlikte usta şairimiz Ahmet Telli için de "Işıklar yoldaşınız olsun güzel insanlar." dileklerimi paylaşıyorum.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

EĞİTİMDE BU GÜN

BİR TAŞIMA MESELESİ