KADIN ELİ

Çayımızı içtikten sonra bardakları almak için temiz yüzlü, ürkek bakışlı kibar bir genç kız geldi. Bir hafta önce işe girmiş. Fiyoterapistlik oluyormuş üniversitede. "Okullar açılınca işten ayrılacak mısın?" diye sordum. "Hayır." dedi. "Yetkili kişi vardiyamı ona göre düzenliyor." diye de ekledi ellerine taktığı siyah tek kullanımlık eldivenleri ve güleryüzüyle. Bir yandan da günlük nafakasını çıkarmaya çalışan darbukacının söylediği "Sevemez kimse seni benim sevdiğim kadar." şarkısı bu güzel ortama farklı bir renk katıyordu. Bu sırada dalgalar da yazdıklarıma eşlik edercesine coşkun ve güçlü hareketleriyle bu mekanı daha bir güzelleştiriyordu. Sonra, adının Çağlayan olduğunu öğrendiğim başka bir çalışanla kısa sohbetimiz oldu. Asgari ücretin biraz üzerinde maaş aldığını ve bir yıldan beri burada çalıştığını söyledi. "İşe girerken torpilim yoktu, sadece özgeçmişime bakarak aldılar" dedi. Turizm mezunuymuş bu genç te. Ayrıca burada ve bütün tesislerde Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi'nin bütün kafelerinde ücretsiz ve şifresiz Wifi hizmeti var. İki gün sonra benim doğum günüm, yani 30 Ağustos. Biz de Tekirdağ'a gidip balık-emek yiyelim dedik. Öyle lüks bir beklentimiz ya da harcamamız olsun istemedik. Çünkü iki emekli insanın kutlaması da mütevazi oluyor. Sonuçta kısıtlı bir gelirimiz var. Sahilde deniz kenarında balık-ekmek yedik ve sonra da yine denize karşı çay içip o muhteşem dalgalar eşliğinde iyot kokusunu içimize doya doya çekmeye başladık. Deniz kenarındaki kafeyi de Büyükşehir Belediyesi işletiyor. Çay büyük bardakta 15 TL., tatlılar ona keza oldukça ekonomik. Tekirdağ'a fırsat buldukça gelmeyi ve deniz kıyısındaki balıkçılarda balık-ekmek yemeyi çok uzun yıllardır yapıyoruz. Örneğin oğlumla 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle de buraya defalarca geldik. Fakat iki seferdir farklı olan şey, buraları Büyükşehir Belediyesi işletmeye başladığından beri hem ekonomik hem de temiz. Aynı şey Edirne Belediyesi için de söz konusu. Şahsen Belediye Başkanımızın halk için bu kadar iyi çalışacağını hiç düşünmemiştim. Hatta Cuma Pazarını kapattığında da kendisi için eleştirel bir yazı yazmış ve köşemde paylaşmıştım. Tabi şimdi belediyemiz tarafından Cuma Pazarı'da yeniden açıldı ve faaliyetine devam ediyor. Ama açılan halk kafeler, halk kasap, sıfır atık marketi, yeni uygulanmaya başlayan "Evde Bakım ve Yardım Hizmetleri". Valla sanki benim evimi gelip temizlemişler gibi mutluyum. Çünkü gerçekten bu konuda ihtiyaç sahibi insanların olduğunu biliyorum. Belediye Başkanımızın hala yapması gereken çok şeyler olduğuna inanmakla birlikte, halk için üretmeye ve halk için kenti güzelleştirmeye devam edeceğine inanmak istiyorum. Bizim Başkan da dahil olmak üzere kadın Belediye Başkanlarının daha iyi çalıştığını söylemem gerekir. "Buraya kadın eli değdi." deyiminin hakkını veriyorlar. Düşünsenize deniz kenarında bu devirde bir bardak çay içmek ya da bir şeyler atıştırmak herkes için mümkün, yani lüks değil, üstelik bu ekonomik ortamda. Çocuklar dondurmalarını keyifle yiyebiliyorlar ve büyükler de bu keyfe yudumladıkları kahve ve çaylarıyla ortak olabiliyor. Edirne'ye sadece 125 km. uzaklıkta olan Tekirdağ sahilinde dalgalar kıyıları döverken, martılar çılgınca gökyüzünde birbirleriyle yarış içinde uçarken güvenle oturabileceğiniz ekonomik mekanların sizi beklediğini unutmayın.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

EĞİTİMDE BU GÜN

BİR TUFAN OLURUM

ASIL MESELE