MAZİ
Pirinç ayıklanırdı evlerde yemeğin yanına pilav, ya da dolma içi için. Kese kağıdıyla gelirdi eve her şey, poşet moşet bilmez, onlarada 25 kuruş ödemezdik. Bakkaldan manavdan ya da pazardan fileyle dönerdi annelerimiz babalarımız. Geçen gün evi toparlarken buldum bir tane file. Hatırladım hemen büyük teyzemden yadigar. Sadece Sana yağını ve zeytin yağını bilirdik. Ayrıca Vita yağının boş kutularına çiçek ekerdi annelerimiz ablalarımız... Radyoda dinlediğimiz arkası yarınların ve maçların hala tadı damağımda, Halit KIVANÇ, Orhan AYHAN, Necati KARAKAYA. Onlardı spikerlerimiz. Servis nedir, onu da bilmezdik okula giderken. Bizden büyük ablaların eteğine yapışır,yarım saatlik yolu öyle giderdik okula. Şimdi kocaman servis aracında çocuk unutuyorlar! Yoğunluktan mı yoksa yorgunluktan mı bilemediğim. Radyoda dinlediğimiz arkası yarınların ve maçların hala tadı damağımda, Ama bizim lapa lapa kar yağsa da kapanmazdı okullar. Sadece pazar...